Yusufçuk Böceğinin Hikayesi

Yusufçuk aşktaki tutkuyu, bağlanmayı ve ne pahasına olursa olsun vazgeçmemeyi anlatıyor. Yusufçuk kuşları çift olarak en sadık kuşlardır. Fakat yusufçuk kuşlarından dişi olan, çiftleştiği erkeğin kafasını koparıp yiyormuş. Yusufçuk kuşlarının erkeği için ne kadar da sadık bir aşk öyle değil mi? Ölümünün dişisi tarafından olmasına izin veriyor.. Ateşe aşık yusufçuk, aşkı uğruna bile bile kendini ateşe atıyor.

Bu küçük varlık aşktaki tutkuyu, bağlanmayı ve ne pahasına olursa olsun vazgeçmemeyi anlatıyor.Biz insanların başaramadığı o sadakatı tamamlıyor belkide.. Ateşe âşık yusufçuk, aşkı uğruna bile bile kendini ateşe atar. Ateş gökyüzüne yükselirken, yusufçuk narin vücuduyla ateşin etrafında dans etmeye başlar, ateşle bir bütün olur. Tıpkı bir âşık gibi ateşe dokunmak, ona yakın olmak isteyen yusufçuk, onun bir parçası olmanın verdiği mutlulukla kendini sonsuz aşkının kollarına bırakır, yani aşkına sahip olduğunda ölüyor. Aşka duyduğu zafa bakarmısın böyle bir mükemmelliyet var mı? Aşkı uğruna kendinden vazgeçiyor bu varlık.. ve biz insan yaratıkları bu böceğin duyduğu beslediği sadakatın yüzdesi bile olamayız…

Yusufçuk denen bu canlıya bazıları yusufçuk kuşu bazıları yusufçuk böceği diyor. Narin yapısından dolayı halk tarafından çok sevilmiş ve son dönemlerde takı alanında da bolca kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle yusufçuk kolyesine ilgi çok çok ileri düzeydeymiş..

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.